Osmanlı kolyelerinden harika modeller

24/12/2008 · Kategori: HOBILER

Şehsuvar SUltan



II.Osman’ın annesi Sırp Mari yani Şehsüvar Sultan, 2. Mustafa Han’ ın eşidir.Kolyeye onun ismi verilmiştir. Tasarımın ortasında görülen pembe üzerine morumsu renkte dalga efekti verilmiştir. Ucuna akıtma boncuk ilave edilmiştir.



Safiye Valide Sultan



1548 yılında doğar. Sultan III. Murad’ın eşi ve Sultan III. Mehmet’in annesidir. Gerçek ismi Sofia Baffo’dur. Venediklidir. 1603′te elli beş yaşındayken sürgün yeri olan Beyazıd’taki Eski Saray Haremi’nde şaibeli bir nedenle vefat eder.Kolye ona ithafen tasarlanmıştır.Altı farklı renk makrome ile birleştirilmiştir.



Rabia Gülnuş Sultan


4. Mehmet Han ‘ın eşi ,2. Mustafa Han’ ın annesidir. Gülnuş Sultan 1642 yılında Girit’te doğdu. Burada yaşayan Verzini ailesindendi. 1715 yılında Edirne’de vefat etmiştir. İstanbul, Üsküdar Camii önündeki türbesine gömülmüştür. Tasarıma onun adı verilmiştir.Öbek halinde gökkuşağı renklerinden yapılan cam boncuklar, siyah zemin üzerine işlenerek adeta Rönesans dönemine ait bir gerdanlık edası kazandırılmıştır.



Nur - Banu Sultan

[url=http://g.imageshack.us/g.php?h=519&i=kolye4rk8.jpg][IMG]

II. Selim’in eşi ve III. Murad’ın annesidir. Venedikli olan Nur- Banu Sultan, dört yıl boyunca Hürrem Sultan tarafından haremde eğitilir ve Şehzade Selim’e armağan edilir. Atikvalide Külliyesi’ni Mimar Sinan’a yaptırmıştır.
Bu kolyeye onun adı verilmiştir.Birbirine uyumlu renklerin birbiri ile kombinasyonları sonucu ortaya çıkan cam boncuklarla tasarım tamamlanmıştır.


Mihrişah Sultan


III. Ahmet Han ‘ın eşi , 3. Mustafa Han ‘ın annesidir. Aslen Fransız, gerçek adının da Janette olduğu söylenen, bir harem cariyesiydi. Bu tasarım ona itafen yapılmıştır. Orta kısımda bulunan üç büyük boncuk üzerine ebru sanatı ‘ndan kalp desenleri yapılmıştır. Makrome ve kurdele ile tasarım tamamlanmıştır.


Mahpeyker Kösem Sultan



1590 yılında doğar. Sultan I. Ahmed’in eşi ve Sultan IV. Murad’ın ve Sultan İbrahim’in (Deli İbrahim) annesidir. Aslen Sırp’tır. Genç yaşta dul kalmıştır. Gelini, torunu IV. Mehmed’in annesi Turhan Sultan tarafından 1651′de boğdurulur. İstanbul’daki en büyük kervansaray olan Büyük Valide Han, onun tarafından yaptırılmıştır.Bu tasarım ona itafen yapılmıştır. Gökkuşağının tüm renkleri kullanılarak tasarlanan bu kolyede makrome tekniği göze çarpar.


Kamer Hatun



Babası Sultan 2. Beyazıt, annesi Gülruh Hatun olan Kamer Sultan hakkında bilinenler oldukça azdır.Bu efruze tasarımı kendisine ithaf edilmiştir. Beyaz , pembe ve kahve cam boncuklarla makrome tekniği birleştirilmiştir. Ortada soyut cam bir obje bulunur. Üç büyük cam boncuğun her birinin çevresi kabarcıklarla işlenmiştir.



Hürrem Haseki Sultan



1506 yılında doğan Hürrem Sultan , Kanuni Sultan Süleyman’ın eşi ve Sultan II. Selim’in annesidir. Aslen Rus olan Roxelanne, Hürrem ismini sarayda alır. 15 Nisan 1558 yılında vefat etmiş, Süleymaniye Camii’ne defnedilmiştir. İstanbul’un en büyük ve görkemli hamamı olan Hürrem Sultan Hamamı, Hürrem Sultan Mimar Sinan’a yaptırmıştır.Bu kolye ona ithaf edilmiştir. Değişik renklerde küçük cam boncuklar ve döküm pullar eşliğinde örülerek oluşturulmuştur.



Hüma Sultan



Fatih Sultan Mehmet ‘in annesi Sırp Despina nam-ı diğer Hüma Sultan , 2. Murat ‘ın eşidir. İsfendiyaroğullarından Tacettin İbrahim Bey’in kızı Hatice Alime Hüma Hatun, Fatih Sultan Mehmed’in yanında, İstanbul Fatih Külliyesi’ndeki Fatih Camii’nde yatmaktadır. Bu kolye ona ithaf edilmiştir. Üç farklı rengin cam boncuklarından ve örgü tekniğiyle birleştirilmesinden oluşmuştur.



Hayme Hatun (Medium)


Hayme Hatun veya Hayme Ana Osmanlı İmparatorluğu ‘nun kurucusu olan Osman Gazi ‘nin annesi ve Ertuğrul Gazi ‘nin eşidir. Söylentiye göre Hayme Hatun öldüğü zaman bir kaplıcaya gömülmüştü. Çok sevilen Hayme Hatun’un ismini ölümsüzleştirmek için kaplıca çevresine Hayme Ana adı verilmiş ve bu isim zamanla Haymana’ya dönüşmüştür. Bu tasarım kendisine ithaf edilmiştir. Tasarımda mumlu iple tığ işi ve makrome tekniği ile pembe cam boncuklar kullanılmıştır.



Gülustu Sultan



Son Osmanlı padişahı Mehmet Vahdettin ‘in annesi , Sultan Abdülmecit ‘in eşidir.Bu tasarım kendisine ithaf edilmiştir. Gökkuşağının beş rengi siyah boru boncuk üzerine ebru tekniğiyle işlenmiştir. Siyah ip ile tığ işi uygulanmıştır.


Gülçiçek Hatun

[url=http://g.imageshack.us/g.php?h=503&i=kolye12ax3.jpg][IMG]http://img503.imageshack


Yıldırım Beyazıt ‘ın annesi Bulgar Marya yani Gülçiçek Hatun , Murat Hüdevendigar ‘ın eşidir. Bu tasarım kendisine ithaf edilmiştir. Makrome tekniği ile siyah boncuklarla örülen tasarımın ortasında tek boğumlu boncuk yapılmıştır. Boncuğun üzeri siyah ve beyaz mine ile kaplanmıştır.


Gülcemal Kadın Efendi


Sultan Mehmet Reşat ‘ın annesi ,Sultan Abdülmecit ‘in eşi Arnavut Sofi yani Gülcemal kadındır.Bu takı kendisine ithaf edilmiştir. Dört farklı rengin kullanıldığı bu tasarımın orta kısmında pembe renkli boncuk üzerine mor dalga efekti verilmiştir. Örgü ve tığ işi ile tasarım tamamlanmıştır.


Bala Hatun



Osman Gazi’nin hanımı, Aladdin Paşa ‘nın annesi, Şeyh Edebali ‘nin kızıdır. Bazı kaynaklarda adı Rabia Hatun olarak da geçer . Bu takı kendisine ithaf edilmiştir. Dört büyük boncuk üzerine farklı renkler ve ortalarına kabarcık yapılmıştır.Ortada aynı renklerden disk çalışılarak örgü ile tamamlanmıştır.


Aişe Sineperver Valide Sultan


Osmanlı İmparatorluğu ‘nun yirmidokuzuncusu 4. mustafa ‘nın annesi Bulgar Sonya yani Aişe Sineperver Valide Sultan ‘dır.(ö. 1244/1828), Atpazarı yakınlarındaki mektebi, çeşmesi bulunur.Bu takı kendisine ithaf edilmiştir.
Dört farklı rengin birbiri içinde kombinasyonuyla 4 farklı kilim deseni işlenmiştir.

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

güllü bileklik sevenler için

24/12/2008 · Kategori: HOBILER


















Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

gümüş takıların ayrı bir asaleti var

20/12/2008 · Kategori: HOBILER

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

ev bahçe oda tasarım çeşitleri

19/12/2008 · Kategori: HOBILER



Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

takı tasarımlarından takı ustalarına örnekler

19/12/2008 · Kategori: HOBILER

Climbing Vines Garnet Pendant Necklace - Sterling Silver
The Quiet of the First Snow Opaline and Silver Charm Bracelet
Mystic Ocean Necklace - AA Kyanite and Sterling Silver (Coordinating Earrings Available)
Swarovski, Sterling Drop Fringe Earrings
Genuine Aquamarine Nuggets and Ocean Jasper Sterling Silver Bracelet
Fedorovna
Intoxication
antiqued poppy- earrings
Lime and Cobalt Earrings
Sky Blue Chalcedony Bracelet
Golden RainBow Bells

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

bileklik tasarımları

15/12/2008 · Kategori: HOBILER




Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

Telkari sanatı muhteşem hobi

15/12/2008 · Kategori: HOBILER

Telkari Sanatı

Kısaca gümüş tel işleme sanatı anlamına gelen “telkari”, ince tel haline dökülen gümüşün bükülmesiyle oluşturulan küçük motiflerin bir araya getirilmesi olarak tanınır. Tümüyle el işçiliğine dayalı bir sanattır. Telkari sanatı ile yaygın olarak tütün kutusu, sigara ağızlıkları, aynalar, tepsiler, kemerler, küpeler, kolyeler, düğmeler ve yüzükler yapılabiliyor.

Altın ve gümüşün yüzyıllardır dantel işlendiği Telkari sanatı, her el sanatı gibi ayakta kalmaya çalışıyor. Kuyumculuk sektöründeki endüstrileşmeyle yaşam alanı daralan sanatın ustaları, telkari işlemeciliğini bugüne kadar taşımayı başardı. Mardin Midyat, Ankara Beypazarı ve Trabzon Telkari sanatının yaşatıldığı merkezlerden sayılıyor.
"Kumaşın ve altının sihirbazı derler Süryaniler için. Oysaki ben Mardin'de telkariyim. En eski kelebek kanadı, yiğitlerin asası... Benim göz zevkim, el emeğim, maharetle nakış olur gümüş üzerinde dansla. Ben Mardin"im. En güzel gümüş işlemeciliğin yurdu yani. Mezopotamya ilhamım, medeniyetler benim desen kaynağım. Ben, tel halindeki gümüşü diriltir, altını şahlandırırım. Basit bir el çekiciyle ve ayak körüğüyle sevda yakısını gümüşe yansıtırım. Ben en güzel kol düğmesiyim. Taşlara nakşetmiş atalarımla, gümüşü yonttum. Ben bir zevk tüneliyim. Bir çocuğun gelecek düşü, Mardin"de bir sevgi motifiyim. Ben telkariyim, dünden bugüne incecik zevkleri bulutlara işleyen, çiçeklere kazıyan..." Mardinli telkari ustaları böyle tanımlıyorlar köklü sanatlarını, biraz da Mardin'e mal ederek.
Geçmişi 5 bin yıl öncesine kadar dayanan altının gizemli yolculuğu, kuyum ustalarının hünerli ellerinde şekil bulan el sanatlarıyla hayat buluyor. Bu kuyumculuk sanatlarından biri de Telkari. Deyim yerindeyse saç teli inceliğindeki altın ve gümüş tellerle yapılan el dokumasına telkari sanatı deniyor. Ustaların ellerinde şekilden şekile giren takılar, insanı adeta 1001 gece masalarına alıp götürür. Telkari tekniğinin işlendiği ürünlerde göze çarpan sanat inceliği, insanı tarihin karanlıklarından günümüze bir sanat yolculuğuna çıkarıyor. Sanat işlemeciliğinde tel, ne kadar ince olursa takının değeri de o kadar artar. İncecik, dantelvari işlemecilik sanatı olan telkarinin tarihi geçmişi de oldukça eskiye dayanıyor. Melleart'ın bilimsel araştırmalarının bulguları referans alınarak geliştirilen tezlere göre, maden sanatının ilk adresi Anadolu'dur. 8000 yıldan uzun bir tarihe sahip olan Çatalhöyük'te yapılan arkeolojik kazılarda çıkarılan bakır ve kurşundan yapılmış süs eşyaları da bu tezi kuvvetlendirmektedir. Geleneksel Türk maden sanatına ait altın, gümüş, bakır, pirinç ve tunç objeler Selçuklu ve Osmanlı ustaların eserleridir. Malzeme olarak daha ziyade altın ve gümüşün kullanıldığı kuyum sanatı, Türk maden işçiliğinde ayrıcalıklı bir yere sahiptir. Arkeolojik kazılardan elde edilen bulgulara göre, telkâri tekniğinin M.Ö. 3000 yılından beri Mezopotamya'da M.Ö. 2500'den bu yana da Anadolu'da kullanıldığı anlaşılmaktadır. Telkâri'nin asıl merkezinin 12. yüzyılda Musul olduğu, bu sanatın Musul'dan Suriye'ye, oradan da Anadolu'ya geçtiği ileri sürülmektedir. Telkâri yapımının 15. yüzyıldan bu yana ise Türkler arasında da yaygın olduğu, özellikle de Güneydoğu Anadolu'da çok geliştiği bilinmektedir.

Mardin'de Telkari

Özellikle Mardin ve Midyat ilçesinde telkari sanatı oldukça gelişmiştir. Hatta Mardin ve Midyat ilçesi, telkarinin doğup büyüdüğü yer olarak hafızalarda yerini çoktan kazımış durumda. Sayıları bugün bir elin parmakları kadar azalan ustalar, sanatı yaşatmak ve geleceğe taşımak için çalışmalarını sürdürüyor. Her el sanatı gibi gün geçtikçe kan kaybeden Telkari Sanatı'na Mardin Valiliği destek veriyor. Sanatın sürekliliğinin sağlanması için ilde genç ustalar tarafından işlenen telkariler, Avrupa'daki moda evlerine kadar götürülecek. Böylece geleneksel el sanatı, broşür dağıtımından uluslararası fuarlara kadar birçok hizmetten faydalanmış olacak. Bugün el kalemi ile parlatma işlemi Mardinli ustaların bir geleneği olarak devam etmektedir.

Beypazarı Telkâri İşçiliği

Telkari sanatı, Beypazarı'na Ahilik yoluyla kazandırılmıştır. Beypazarlılar bu sanatı kabul etmişler ve zaman içinde geliştirmişlerdir. Daha çok süs eşyaları ve takılar yapılmaktadır. Kemer, kolye, bilezik, küpe, iğne, başlık ve tılsım başlıca takı çeşitleridir. Telkarideki motifler tabiatın Türk-İslam düşüncesi ile yorumlanışı ve Türk zevkini yansıtır. Beypazarı ilçesi, telkâri sanatı, giyimi kuşamı, yemekleri, evleri ve el sanatları açısından incelenmeye ve araştırılmaya değer özellikler gösterir. İlçede gümüş işleri yapımının tarihi çok eskilere dayanır. Eski ustalar döküm gümüş ve altın işleri yaparken son 40 -50 yıldan bu yana telkâri ile uğraşmaya başlamışlardır. Bu eski ustaların yetiştirdiği ve onların bıraktığı yerden başlayan yeni ustalar ise 20. yy'ın son çeyreğinde telkâriyi Beypazarı'nda geliştirerek adını yurtdışına kadar duyurmuşlardır. Beypazarı'nda üretim geleneksel tekniğinden sapmadan küçük işletmelerde yapılmaktadır. İlçede 40 kadar işyerinde 30'a yakın usta ve kalfa ile 400'e yakın çırak ve işçi telkâri alanında çalışmaktadır.

Telkari Yapım Tekniği

Tel Çekme

Külçe halindeki gümüş veya hurda gümüşler potada eritilerek ince çubuklar halinde dökülür. Daha sonra bu çubuklar silindirlerden ve haddelerden geçirilerek istenilen inceliğe getirilir.

Model Hazırlama

Yapılacak ürün önce ana hatlarıyla 1 / 1 ölçekte bir kağıt üzerine çizilir. Ürünün ana iskeletini oluşturacak parça esas alınarak hangi kısımlarında kaç mikron kalınlığında tel kullanılacağı, iç kısmının ne şekilde, hangi desenlerle doldurulacağı belirlenir ve taslak üzerine yazılır.

Tavlama
Haddelerden çekilen ve bükülen gümüş süratle sertleşir ve işlemede büyük kolaylık sağlayan yumuşaklığını kaybeder. Bu tellerin yumuşaklıklarını tekrar kazanmaları için asbest bir tabaka üzerinde ısıtılarak tavlanmaları gerekir. Tellerin çekilmeleri ve ürüne işlenmeleri sırasında tavlama işlemi sık sık yapılır.

Kesim
Herhangi bir ürün yapılacağı zaman gerekli bütün teller taslak üzerinde belirlenen kalınlık ve uzunluklara göre kesilerek hazırlanır.

Şekil Verme

Ürünü oluşturan ana iskeletin kesilmiş ve yassılaştırılmış parçaları çizilmiş olan taslak üzerine konularak şekillendirilir ve belirli yerlerinden kaynakla birleştirilir. Sonra ince teller yerleştirilerek iskelet tamamlanır. İskeletin içerisindeki boşluklar işin tekniğine göre daha ince tellerle doldurulur ve sıkıştırılır , gerekli yerlerden kaynakla birleştirilir. Bu şekilde içleri doldurularak hazırlanmış parçaların her birine bükülerek yada çukurlaştırılarak son şekil verilir ve parçalar ara bağlantılarla birleştirilerek bir araya getirilir.
Ayrıntıların Yapımı

Telkâride bir ürünü oluştururken ana parçaların dışında bu ana parçaları birleştirmede ve süslemede çeşitli parçacıklar kullanılır. Örneğin "geverse" adı verilen minik küreler yapılırken matkap yardımı ile bir çivi üzerine sarılan ince teller makasla kesilir ve küçük halkalar elde edilir. Bu halkalar bir kömür parçası üzerinde ısıtılıp eritilerek minik toplar haline getirildikten sonra iki ağaç blok arasında sıkıştırılıp döndürülerek yuvarlaklaştırılır. Böylece 1-2mm çapında içi dolu kürecikler elde edilir. Daha büyük küre ve topları yaparken gümüş plaka önce presle değişik çaplarda daireler halinde kesilir.
Birleştirme ve Kaynak

Telkâri tekniği ile yapılan her ürünün tamamı telden yapılır. Bunun için bir ürün binlerce parçadan bükülerek ve birleştirilerek oluşturulur. Bu yüzden bu teknikte kaynak önemli bir yer tutar. Kaynak materyali olarak gümüş - pirinç karışımı bir alaşım kullanılır.
Ağartma
Bütün parçaları birleştirilmiş bir ürün son şeklini aldığı zaman ısıtma, kaynak ve diğer işlemler nedeniyle kirlenmiş, kararmış ve oksitlenmiş durumdadır. Ürünün doğal parlak rengini alabilmesi için ağartma işlemi uygulanmaktadır. Bu uygulamada bütün ürünler bir bakır kap içine konulur ve üzerlerine nitrik asitli su ilave edilir. Ürünler doğal renklerini alıncaya kadar birkaç dakika süreyle kaynatılır. Daha sonra bol su ile durulanır ve kurutulur.
Son İşlemler

Ağartılan ürünler deterjanlı (eskiden deterjan yerine çöven kullanılırdı) su ile tekrar yıkanır ve ince telli bir fırça ile iyice fırçalanır. Yüzeydeki fazlalıklar ve kaynak artıkları temizlenir; ürünlerin yüzeyi düz bir çelik parçası ile parlatılır.

 


Telkari çeşitleri

Hasır Telkari

"Örgü işi" veya "Trabzon işi" olarak da bilinen bu teknikte, ürün tellerin örülmesi ile ortaya çıkarılmaktadır. Daha çok Trabzon yöresinde uygulanan bu teknikte altın ve gümüş teller sekiz santimetreye kadar ende örülerek şeritler haline getirilmektedir. Daha sonra silindirler arasından geçirilen bu örgüler ezilerek tam bir örgü şerit haline getirilir. Bu şeritler uygun uzunlukta kesilerek bilezik ve kolye yapılır.

Kakma Telkari

Bu teknikte bir taş, maden veya ağaç yüzey üzerine kazınan şekil ya da oyukların içine tel yerleştirilir. Tel kakma yapılacak yüzey üzerine çizilen şekil, kazıma veya asitle oyma tekniği ile yüzey üzerinde çukurlaştırılır. Bu çukura yerleştirilen çoğunlukla köşeli tel çekiçle vurularak sıkıştırılır ve şekil içerisine gömülür. Yüzeyden taşan kısımlar alınır, eğelenir, perdahlanıp parlatılır. Bu teknikle silah kabzaları, bıçak sapları, şemsiye sapları, zarf açacakları, yazı takımları, kaşık sapları, tespihler, nalınlar, ağızlıklar, baston sapları, şamdanlar, vb. eşya süslenir.

Kafes Telkari

Bu teknikte tellere şekil verildikten sonra kaynakla birleştirilerek bir ana iskelet oluşturulur. Bu iskeletin içi daha ince tellerle doldurulduktan sonra yine kaynak yapılır ve gerekirse ürün minik kürelerle ve toplarla süslenir. Bu teknikle kül tablaları, çakmak kılıfları, sigara ve mücevher kutuları, şamdanlar, tepsiler, şekerlikler, vazolar, ağızlıklar, nargile uçları, çiçekler, sigara tabakaları, fincan, bardak, sürahi vb. eşya kılıfları, abajurlar, çeşitli tabaklar, düğmeler, kol düğmeleri, küpeler, tepelikler, kolyeler, broşlar, bilezikler, kemerler ve yüzükler üretilir. Beypazarı'nda telkâride bu teknik kullanılır.

Mardinli bir usta; Suphi Hindiyerli

Yüreklerden akıp gelen bu sanatın yaşatılması için çaba gösterenlerden biri de Mardinli telkari ustası Suphi Hindiyerli. Uzun yıllar mesleğini İstanbul'da yaptıktan sonra fabrikalaşma süreciyle birlikte telkarinin artık İstanbul'da yapılamayacağını anlayarak, Mardin'e gitmiş. Hindiyerli, Telkari'yi tarihin derinliklerinden gelen ve mitolojik güzelliği yüreklere nakşeden estetik bir bütünlük olarak tanımlıyor. Telkari ustası Hindiyerli, "Telkari, hayal güzelliğinin el dokusuyla sanata dönüşmesidir. İnsanların göz zevkini doruklara çıkaran kuyumculuğun mahir elleri ile tel halinde gümüşü diriltir, altını şahlandırarak mütevazi tahta çekiçle ayak körükleri ve sevda yakısını sunan alevle telkariyi yaratır" diyor. Hindiyerli, el sanatlarının Türkiye için bir sembol haline getirilmesi için değişik yerlerde kurslar açılması gerektiğini söylüyor.



Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::